Zigoma İmplant Nedir?
Diş eksikliği çoğu zaman sadece “bir diş yok” gibi düşünülür. Oysa mesele bundan çok daha derindir. Çiğnerken zorlanmak, bazı kelimeleri söylerken takılmak, gülerken eli ağza götürme ihtiyacı hissetmek… Zamanla insanın hem konforunu hem de özgüvenini etkileyen bir sürece dönüşebilir. Üstelik işin bir de görünmeyen tarafı vardır: kemik kaybı. Özellikle üst çenede uzun yıllar dişsiz kalan kişilerde kemik erimesi ilerleyebilir ve klasik implant uygulamaları için yeterli kemik kalmayabilir.
Adını elmacık kemiğinden (zigomatik kemik) alan bu özel implant yöntemi, ileri derecede kemik kaybı olan hastalar için geliştirilmiş güçlü ve etkili bir çözümdür. Yani kemik yetersizliği yüzünden yıllarca protezle yaşamak zorunda kaldığını düşünen kişiler için umut verici bir alternatiftir.
Bu yazıda zigoma implantın ne olduğunu, kimlere uygulandığını, operasyon sürecinin nasıl ilerlediğini ve en önemlisi hastaya neler kazandırdığını sade ve anlaşılır bir dille anlatacağım. Eğer siz de üst çenede kemik erimesi nedeniyle implant yaptıramayacağınızı düşünüyorsanız, okumaya devam edin. Belki de sandığınızdan çok daha fazla seçeneğiniz vardır.
Zigoma İmplant Nedir?
Zigoma implantı ilk kez duyan birçok kişi için isim biraz yabancı gelebilir. Aslında mantığı oldukça net. Klasik diş implantları, bildiğimiz gibi çene kemiğine yerleştirilir. Fakat bazı hastalarda, özellikle uzun yıllar üst çenede dişsizlik yaşanmışsa, kemik zamanla ciddi şekilde erir ve bu bölge artık standart implantları taşıyamaz hale gelir. Yani sorun implantın kendisi değil, onu tutacak kemiğin yeterli olmamasıdır.

Zigoma implant işte tam bu noktada devreye giren özel bir çözümdür. Bu yöntemde implantlar, üst çene kemiği yerine elmacık kemiğine yerleştirilir. Elmacık kemiği (zigomatik kemik), vücudun en güçlü ve yoğun kemiklerinden biridir. Üst çeneye göre çok daha sağlam olduğu için, ileri derecede kemik kaybı olan hastalarda güvenli ve uzun ömürlü bir tutunma alanı sağlar.
Standart implantlarda bazen kemik grefti yani kemik ekleme işlemi yapmak gerekir. Bu da hem tedavi süresini uzatır hem de hastalar için ek bir operasyon anlamına gelir. Zigoma implant sayesinde ise çoğu zaman bu ek işlemlere gerek kalmadan, doğrudan sağlam kemiğe ulaşmak mümkün olur. Bu yönüyle, “Bana implant olmaz” denilen pek çok hasta için adeta ikinci bir şans sunar.
Kimler İçin Uygundur?
Zigoma implant, her diş eksiği olan hastaya uygulanan rutin bir yöntem değildir. Daha çok, klasik implant seçeneklerinin yetersiz kaldığı özel durumlarda tercih edilir. Yani bu tedavi genellikle “son çare” gibi algılansa da, doğru hastada son derece güçlü ve yüz güldüren bir çözümdür.
Özellikle üst çenesinde ileri düzeyde kemik erimesi bulunan kişiler zigoma implant için uygun adaylar arasında yer alır. Uzun yıllar hareketli protez kullanan hastalarda kemik zamanla incelir ve erir. Bu da hem protezin tutuculuğunu azaltır hem de standart implant uygulamalarını zorlaştırır.
Kemik grefti yaptırmak istemeyen ya da bu tür ek cerrahi işlemlerden çekinen hastalar için de önemli bir avantaj sağlar. Çünkü zigoma implant, çoğu zaman kemik ekleme gerektirmeden uygulanabilir. Daha önce implant denemesi yapılmış ancak başarısız olmuş hastalar için de yeniden sabit dişlere kavuşma umudu olabilir.
Ayrıca tüm üst çenesinde diş eksikliği bulunan ve artık takıp çıkarmalı protezlerle yaşamak istemeyen hastalar için ciddi bir konfor sunar. Yıllardır “keşke sabit dişlerim olsa” diyen, gülerken ya da yemek yerken protezinin oynadığını hisseden kişiler için zigoma implant, hayat kalitesini gerçekten değiştiren bir çözüm haline gelebilir.

Neden Kemik Erimesi Olur?
Aslında kemik erimesini anlamadan zigoma implantı tam olarak kavramak zor. Çünkü bu tedavi genellikle bir sürecin, yani uzun yıllara yayılan kemik kaybının sonucunda gündeme gelir.
Diş çekildiği anda çoğu kişi rahatlar; ağrı geçer, sorun çözülmüş gibi hissedilir. Fakat dişin çekilmesiyle birlikte o bölgede görünmeyen bir süreç başlar. Çene kemiği, diş köklerinden gelen basınç sayesinde canlılığını ve hacmini korur. Yani çiğnerken oluşan o kuvvet, kemiğin adeta “çalışmasını” sağlar. Diş olmadığında ise kemik artık uyarı almaz. Kullanılmayan bir kasın zamanla zayıflaması gibi, kemik de yavaş yavaş hacmini kaybetmeye başlar.
Özellikle üst çenede bu durum daha da belirgindir. Çünkü üst çenede sinüs boşlukları bulunur. Kemik eridikçe sinüs tabanı aşağı doğru genişler ve implant yerleştirmek için gerekli olan kemik yüksekliği azalır. Yıllar geçtikçe bu kayıp artabilir ve bir noktadan sonra standart implant için yeterli zemin kalmayabilir.
Bu gibi durumlarda genellikle sinüs lifting ya da kemik grefti gibi ek cerrahi işlemler gündeme gelir. Ancak herkes bu işlemleri yaptırmak istemeyebilir ya da bazı hastalarda bu yöntemler yeterli olmayabilir. Elmacık kemiğinin sağlam yapısından faydalanarak, çoğu zaman ek kemik işlemlerine gerek kalmadan çözüm sunabilir.
Zigoma İmplant Nasıl Yapılır?
Zigoma implantlar, klasik implantlara göre daha uzun ve özel tasarlanmış implantlardır. Genellikle 30 ila 50 mm uzunluğunda olurlar ve üst çeneden girilerek elmacık kemiğine kadar uzanır, oraya sağlam bir şekilde sabitlenirler. Çünkü amaç, erimiş çene kemiği yerine daha güçlü ve yoğun olan elmacık kemiğinden destek almaktır. Bu işlem, standart implantlara göre biraz daha ileri cerrahi tecrübe gerektirdiği için çoğunlukla genel anestezi ya da sedasyon altında gerçekleştirilir; yani hasta işlem sırasında konforlu ve ağrısız bir süreç yaşar.
Tedavi öncesinde detaylı bir tomografi çekilir ve kemik yapısı dijital ortamda titizlikle planlanır. İmplantlar özel açılarla yerleştirilir ve çoğu vakada aynı gün geçici sabit dişler takılabilir. Evet, birçok hasta kliniğe dişsiz girip sabit dişlerle çıkabilir. Bu durum hem estetik hem de moral açısından gerçekten büyük bir fark yaratır; çünkü kişi yıllar sonra ilk kez sabit dişlerle gülümsemenin güvenini hisseder.

Zigoma İmplantın Avantajları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Zigoma implantın en büyük avantajı, ileri derecede kemik kaybı olan hastalara bile sabit diş şansı sunabilmesidir. Yani “Benim kemiğim yok, bana implant olmaz” denilen birçok durumda bile çözüm üretilebilir. Çoğu zaman kemik grefti gibi ek ameliyatlara gerek kalmaz, bu da hem tedavi süresini kısaltır hem de süreci hastalar için daha konforlu hale getirir. Üstelik doğru planlama ile uygulandığında uzun yıllar güvenle kullanılabilir. En önemlisi de hareketli damak protezine veda etme imkânı sunar. Yemek yerken oynayan protezler, konuşurken düşecekmiş hissi, sürekli yapıştırıcı kullanma zorunluluğu… Tüm bunlar birçok hasta için artık geride kalabilir. Sabit dişlerle yeniden rahatça gülmek ve özgürce yemek yemek, gerçekten hayat kalitesini değiştiren bir fark yaratır.
Elbette her cerrahi işlemde olduğu gibi zigoma implantın da dikkat edilmesi gereken yönleri vardır. Bu işlem klasik implantlara göre daha ileri cerrahi tecrübe gerektirir ve sinüs bölgesine yakın çalışıldığı için detaylı planlama şarttır. Bu nedenle her klinikte uygulanmayabilir. Ancak deneyimli bir ağız, çene ve yüz cerrahı tarafından, doğru hasta seçimiyle yapıldığında riskler oldukça kontrol altındadır.
Zigoma İmplant İyileşme Süreci
Zigoma implant sonrası iyileşme süreci, her hastada biraz farklı ilerleyebilir. Ancak çoğu kişi için bu dönem düşünüldüğü kadar zor geçmez. Operasyondan sonraki ilk birkaç gün hafif şişlik, dolgunluk hissi ya da hassasiyet yaşanabilir; bu oldukça normaldir. Doktorun verdiği ilaçların düzenli kullanılması ve ağız bakımına özen gösterilmesi, sürecin çok daha rahat geçmesini sağlar. Genellikle birkaç gün içinde hasta günlük hayatına geri dönebilir.
Eğer aynı gün geçici sabit dişler takıldıysa, kişi dişsiz kalmadan hayatına devam edebilir. Bu da hem moral hem de konfor açısından büyük bir avantajdır. Yine de ilk haftalarda dişleri çok zorlamamak, yumuşak gıdalarla beslenmek ve hekimin önerilerine uymak önemlidir. Zamanla dokular iyileşir, ağız bu yeni yapıya alışır ve her şey daha doğal hissettirmeye başlar.
Genellikle 3 ila 6 ay arasında iyileşme tamamlanır ve kalıcı protezler hazırlanır. Bu sürecin sonunda ise hastalar, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri sabit dişlere kavuşur. Eğer siz de kemik erimesi nedeniyle implant yaptıramayacağınızı düşünüyorsanız, mutlaka bir uzmana danışın.

Comments are closed